(3402 S. K. m. 11, 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü.
Karar: Kadastro sırasında 125 ada 120 ve 122 parsel sayılı taşınmazlardan, 125 ada 120 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı H. G., 125 ada 122 parsel sayılı taşınmaz ise davacı M. A. E. adlarına tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve fen bilirkişinin 8.5.2009 tarihli rapor ve krokisinde (B) ve (D) harfleri gösterilen bölümlerinin son parsel numarası altında İ. G. adına tesciline, aynı rapor ve krokide (C) harfi ile gösterilen bölümün 125 ada 120 parsel numarası ile H. G. adına tesciline, aynı rapor ve krokide (E) harfi ile gösterilen bölümün ise 125 ada 122 parsel numarası altında M. A. E. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı M. A. E. tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27/3. maddesi gereğince kadastro hakimi genel mahkemelerden devredilen dava dosyası ile kadastro tutanaklarını birleştirip, aynı Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca yöntemince askı ilanı yaptırmadan duruşmaya başlayamaz. Dosyada Mahkemece askı ilanlarının yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Sonuç: Askı ilanları yapılmadan duruşma açılarak, yargılama yapılması ve hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 19.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy