(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 126 ada 80 parsel s. 637151,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğindeki yerlerden olması sebebiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı G. G. vekili, kanuni süresi içerisinde satın alma, emlak kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın yaklaşık 80 dönümlük bölümünün davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 30.10.2008 havale günlü uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile ve yeşil boyalı olarak gösterilen bölümünün davacı adına, geri kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Tevzii Komisyonunca çalışma yapıldığı ve çalışma gününde kişilerin kullanımında olan yerlerin ilgili kişiler adına bırakıldığı, kullanılmayan yerlerin ise haritasında mera olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece Toprak Tevzii Komisyonu belgeleri getirtilerek uygulamada bu haritalardan yararlanılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı biçimde bildirecekleri taraf tanıkları, sağ olan belirtmelik bilirkişileri ile üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu durumda mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün Toprak Tevzii Komisyonu belirtmelik ve dağıtım haritalarındaki durumu açıklığa kavuşturulduktan sonra, keşfe katılan yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile sağ olan belirtmelik bilirkişilerinden bu bölümün öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri, hangi sınırlarla, kimler tarafından ve biçimde kullanıldığı, öncesinin mera olup olmadığı, davacının bayii olduğunu iddia ettiği Aktarlar'a ilişkin olup olmadığı, Toprak Tevzi Komisyonunun hangi parseline karşılık geldiği ve Toprak Tevzii Komisyonunca bu taşınmaz hakkında ne gibi işlem yapıldığı, yargılama sırasında davacı tarafça dayanılan Aktarlar'a ilişkin 10.12.1960 gün 38 numaralı tapu kaydının Toprak Tevzii Komisyonunca herhangi bir taşınmaza uygulanmış olup olmadığı komşu taşınmazlara uygulanan Toprak Tevzii Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kayıtlarının neden çekişmeli bölüm yönünü davacının bayii olan Aktarlar olarak okumadığı; çekişmeli bölümün dosya içine getirtilen Toprak Tevzii Komisyonunca mera olarak tahsis edilen alanlar içerisinde ya da davacı tarafça yargılama aşamasında dayanılan Aktarlar'a ilişkin tapu kaydının çekişmeli bölüme uyup uymadığı mevki ve hudutları tek tek okunmak suretiyle sorulup, saptanmalı; davacı ile aktarlar arasındaki akdi veya irsi ilişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmelidir. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli bölümün tarımsal niteliğini bildiren, öncesinin mera olup olmadığını irdeleyen, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren; çekişmeli bölümün değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenen; fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren kadastro haritası ile Toprak Tevzii Komisyonu dağıtım haritasını çakıştırmalı biçimde gösteren, yapılacak kayıt uygulamasında bildirilen sınırların işaretlenmiş olduğu ayrıntılı raporlar alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy