(1086 S. K. m. 275) (YHGK 30.11.2005 T. 2005/2-581 E. 2005/672 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden D. Ö. vekili geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karsı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Taraflar arasında görülen davada davacı, miras bırakanı olan R. Ö.'in 13.7.2003 tarihinde vefat ettiğini, geride mirasçı olarak ikinci eşi olan davalı ile iki üvey kardeşini bıraktığını, kendisini mirasından mahrum bırakmak amacıyla bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazları davalı üzerine tescil ettirdiğini, işlemin muvazaalı olduğunu belirterek, taşınmazların vefat tarihindeki rayiç bedellerinin tenkisine ve vefat tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davaya konu taşınmazların tamamını kendi birikimleri ile aldığını, miras bırakanın yaptığı katkının ise minnet duygusu ile yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;
2-) Miras bırakan R. Ö. 18.7.2003 tarihinde vefat etmiştir. Toplanan delillerden miras bırakanın eşi olan davalı üzerine alınan taşınmazların bedellerinin muris tarafından ödendiği, murisin başkaca bir mal varlığı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan kazandırma taşınmazların aynı değil, taşınmazların alımında ödenen bedeldir. H.G.K'nun 30.11.2005 tarihli ve 2005/2-581 Esas, 2005/672 Karar sayılı kararı ile de benimsenmiş olduğu gibi miras bırakan R. Ö.'in taşınmazların alımında ödediği bedelin (verdiği paranın) mirasın açıldığı tarihte (ölüm tarihinde) ulaştığı değerin, paranın satın alma gücündeki değişimlerin usulünce belirli kriterler dikkate alınarak hesaplanması, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya bilirkişiler kurulundan denetime elverişli rapor alınması, bu yolla belirlenen değerin iadesine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
Sonuç: Yargıtay duruşması için belirlenen ... TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz eden tarafa iadesine, 11.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy