(2004 S. K. m. 347, 349)
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık Yalçın'ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:
Sanığa isnat edilen suçun işlendiğinden 13.03.2007 tarihinde yeniden ödeme emri çıkarılması talebiyle haberdar olan müşteki vekilinin, her ne kadar şikayet dilekçesinde tarih ve havale tarihi yok ise de, İİK'nın 349. maddesinin birinci fıkrasındaki, şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan İcra Mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir... şeklindeki düzenleme nedeniyle tensibin yapıldığı 29.09.2007 tarihinde şikayette bulunulduğunun kabulünün gerekmesi karşısında, şikayetin İİK'nın 347. maddesinde belirtilen üç aylık süre geçtikten sonra yapıldığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından ...sanığın beraatine ifadesi çıkarılarak yerine ...İİK'nın 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine ifadesi yazılmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi gereğince kısmen istem gibi düzeltilerek ONANMASINA, 26.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy