(3402 S. K. m. 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 715 ve 751 Sayılı parsellerle 187 ada 14, 198 ada 7 ve 13, 215 ada 14 parsel sayılı sırası ile 10082, 12833, 505, 7316, 7187 ve 9823 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmiştir. Davacılar M. B. ve arkadaşları tarafından ve bu dosya ile birleştirilen davada davacılar N. B. ve arkadaşları tarafından davalılar S. ve R. P. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması sebebiyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar M. ve N. B. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespitinden önce Hukuk Mahkemesinde açılmış bir davanın bulunması halinde, kadastro tespiti sırasında malik hanesinin açık bırakılması zorunlu olup, bu durumda malik hanesinin doldurulmuş olması hukuken hiçbir sonuç doğurmaz. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesine göre hakim re'sen gerekli tüm delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu gibi aynı zamanda doğru sicil de oluşturmak zorundadır. Hal böyle olunca mahkemece, tarafların dayanağı olan tapu kaydı ve davalı R. P.'ın dayanağı olan ölünceye kadar bakma akdine göre 715, 751, 215 ada 14, 198 ada 7 ve 13 parsel sayılı taşınmazların 1/5 payının davalı R. P., 1/5 payının M. karısı Ö. (Akça), 1/5 payının M. oğlu A., 1/5 payının M. oğlu N., 1/5 payının da M. kızı S. (S.) adlarına tapuya tesciline, 187 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ise yine tapu kaydı ve ölünceye kadar bakma akdi gözetilerek 1/3 payının davalı S. P., 2/3 payının ise davalı R. P. adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken tescil hükmü kurulmamış olması isabetsiz olup,
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy