(2004 S. K. m. 340) (5271 S. K. m. 309)
Dava ve Karar: Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu R. G. hakkında yapılan yargılama sonucunda, atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine dair Şişli 3. İcra Mahkemesinin 25/06/2009 günlü ve 2009/172 esas, 2009/209 s. kararına karşı müşteki vekilinin itirazının kabulü ile Şişli 3. İcra Mahkemesinin anılan kararının kaldırılmasına, borçlunun 2004 s. İcra İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına ait İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/07/2009 günlü ve 2009/758 değişik iş s. kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; borçlu şirketin adresinde yapılan haciz sırasında, şahsi olarak icra kefili olan sanığın yaptığı ödeme taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle vaki şikayet üzerine usul ve kanuna uygun olarak verilen Şişli 3. İcra Ceza Mahkemesinin anılan beraat kararına karşı yapılan itirazın, icra kefili olan sanığa ayrıca icra emri çıkartılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 S. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 11/12/2009 tarih ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105¬34-8069-2009/14101/69658 s.yasa yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının K.Y.B. 2009/289747 s. tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla gereği görüşülerek düşünüldü:
Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza başlıklı 5358 s. Yasa'nın 11. maddesi ile değişik İİK'nun 340. maddesi birinci cümlesi 111. madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. hükmünü içermektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı cezalandırabilmek için öncelikle ihlalde bulunanın borçlu olması gerekmektedir. Oysa ki somut olayda borçlu Gümkar İnş. Ltd. Şti. hakkında yapılan takip sırasında gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında üçüncü şahıs durumunda bulunan R. G.'ın borca icra kefili olduğu ve borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, belirttiği tarihte ödeme yapmaması sebebiyle de şikayetçi vekilinin sanık hakkında ödeme şartını ihlal fiilinden dolayı şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.
Görüleceği üzere borcu ödeme taahhüdünde bulunan sanık hakkında icra takibi başlatılmadığı gibi ödeme emri de tebliğ edilmemiştir. Bu sebeple henüz borçlu sıfatını taşımamaktadır. Borçlu olmayan kişilerin ödeme şartını ihlal eyleminden cezalandırılmaları mümkün olmadığından itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Açıklanan sebeplerle Yargıtay C. Başsavcılığının yasa yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2009 tarih, 2009/758 değişik iş s. kararının BOZULMASINA,
Bozma kararı üzerine 5271 s. CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden; borçlu R. G.'ın ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 01.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy