(3402 S. K. m. 20)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 104 ada 5, 6, 7, 79, 80. 81, 82 ve 83 parsel sayılı 40665.77, 40940.05, 39644.45, 24477.03, 23521.58, 33044.94, 23572.57 ve 44155.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 104 ada 6 ve 81 sayılı parseller 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle Hazine adına. 104 ada 82 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı M. Ö. adına, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 104 ada 5 sayılı parsel davalı A. E., 104 ada 7 ve 80 sayılı parseller davalı H. K., 104 ada 79 sayılı parsel davalı E. Ç., 104 ada 83 sayılı parsel davalı E. E. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde adına tespit edilen 104 ada 6 ve 81 sayılı parsellerin tespitine dayanak yapılan tapu kaydı miktarı 75500 metrekare olduğu halde taşınmazların yüz ölçümlerinin toplamı 1515.81 metrekare eksik tespit edildiğini ileri sürerek eksikliğin taşınmazların çevresinde bulunan komşu parsellerden tamamlanması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile çekişme konusu 104 ada 6 sayılı parselin tespit tutanağının iptali ile teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen ve 104 ada 5 sayılı parsel içinde kalan 310.29 metrekarelik bölümün bu parsele eklenerek 104 ada 6 sayılı parselin 41250.34 metrekare olarak davacı Hazine adına tesciline; çekişme konusu 104 ada 81 sayılı parselin tespit tutanağının iptali ile teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve 104 ada 5 sayılı parsel içinde kalan 355.48 metrekarelik bölümünün bu parsele eklenerek 104 ada 81 sayılı parselin 33400.42 metrekare olarak davacı Hazine adına tesciline, çekişme konusu 104 ada 5 sayılı parselin tespit tutanağının iptali ile teknik bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen bölümler bu parselden ifraz edilerek kalan 40000 metrekare olarak davalı A. E. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazine parsellerindeki toplam 665.77 metrekarelik eksikliğin, çekişme konusu 104 ada 5 parselde kaldığı, talep edilen 849.24 metrekarelik bölümün ise komisyonun yanlış hesaplamasından kaynaklandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, adına tespit edilen 104 ada 6 ve 81 sayılı parsellerin etrafında bulunan komşu 104 ada 5, 7, 79, 80, 82 ve 83 sayılı parsellerin tespit maliklerine husumet yönelterek yasal süresi içinde dava açmış olduğu halde sadece Hazine adına tespit edilen 104 ada 6 ve 81 sayılı parsellerin tespit tutanakları bu dava nedeniyle kesinleştirilmemiş; davaya konu edilen komşu parsellerin tutanakları yanlışlıkla kesinleştirilmiştir. Yasal süresi içinde bu parseller hakkında dava açılmış olduğundan, tespitlerinin kesinleştirilerek tapuya tescil edilmeleri hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece dava konusu 104 ada 5. 7, 79, 80, 82 ve 83 sayılı parsellerin tespit tutanaklarının asılları getirtilerek davalı hale getirtilmek suretiyle bu parseller yönünden de inceleme yapılarak karar verilmemiş olduğu gibi Hazinenin tapusunun ve davalı tapusu dayanağı belirtmelik haritası ölçeği ile kadastro paftası ölçeği eşitlenerek ve çakıştırma yapılmak suretiyle zemine uygulanmamış, tapu kayıtlarının kapsamları haritalarına göre değil, tapu kayıt miktarlarına göre uygulama yapılarak belirlenmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazinenin dava konusu ettiği 104 ada 5, 7, 79, 80, 82 ve 83 sayılı parsellerin tespit tutanaklarının asılları getirtilerek davalı hale getirilmeli, daha sonra bu parsellere uygulanan kayıtların tüm tedavülleri ve dayanağı harita ve belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi ve 3 kişilik fen bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte 3402 sayılı Yasa'nın 20/A maddesi gereğince Hazine tapusu ve dayanağı belirtmelik haritası ile davalı parsellere uygulanan tapu kayıtları ve dayanağını oluşturan belirtmelik haritalarının ölçekleri eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı ve kayıtların kapsamı haritasına göre duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir. 3 kişilik fen bilirkişi kurulundan uygulanan tüm kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe ve denetime elverişli ayrıntılı rapor ve kroki alınmalı, ondan sonra tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy