(3402 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 116 ada 3 parsel sayılı 76727.22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği sebebiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı G. Ç. ve S. B., yasal süresi içinde ayrı ayrı satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 116 ada 3 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 2481.40 metrekarelik bölümün davacı G. Ç., yine (A) harfiyle gösterilen 3108.93 metrekarelik bölümünün ise davacı S. B. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümleri yönünden davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, hangi davacı için ayrı ayrı düzenlenen fen bilirkişisi raporlarından hangisinin esas alınacağı belirtilmemiş olduğundan hükmün bu haliyle infazı olanaksızdır.
Sonuç: Temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 15.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy