(3402 S.K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 1.3.2011 gün ve saatte temyiz edenlerden Yaylapınar Köyü Muhtarlığı vekili, S. B. vekilleri ve Hazine vekili geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 30 parsel sayılı 19.241,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle Yaylapınar Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı S. B., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak H. T. ve arkadaşları aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında Yaylapınar Köyü Muhtarlığı davaya dahil edilmiş. Hazine temsilcisinin duruşmaya katılarak sözlü talebi üzerine davaya müdahil olarak kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine, Hakkari İli Şemdinli ilçesi Yaylapınar Köyü Heşgemergan mevkii yüzölçümü 9241 m2 olan 101 ada 30 Sayılı parselin tapu kaydının iptali ile mera vasfı ile özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile dahili davalı Yaylapınar Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davasının, tespit maliklerine karşı açılması; başka bir deyişle, hakları çatışanlar arasında görülmesi zorunludur. Somut olayda, çekişmeli taşınmaz tarla vasfıyla Yaylapınar Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, davacı S. B. tarafından, 26.11.2009 havale tarihli dava dilekçesinde H. T. ve arkadaşları hasım gösterilerek dava açılmak suretiyle husumet yanlış yöneltilmiştir. Davada ıslah yolu ile bile olsa hasım değiştirilemeyeceğinden yargılama sırasında Yaylapınar Köyü Tüzel Kişiliğinin davaya dahil edilmesi usulsüz olup bu şekilde husumet eksikliğinin giderildiğinden söz edilemez. Diğer taraftan, Hazine temsilcisinin, katıldığı 12.3.2010 tarihli oturumdaki imzasız beyanı üzerine müdahil sıfatıyla davaya kabulüne karar verilmesi de yöntemine uygun değildir. Kaldı ki, yöntemine uygun bir müdahale talebi olsa dahi, ortada doğru hasma yöneltilmiş bir dava bulunmadığından Hazine'nin davaya katılması hukukça değer taşımayacaktır.
Hal böyle olunca mahkemece, davanın husumet sebebiyle reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, dava, kadastro tespitine itiraz davası olup ortada henüz çekişmeli taşınmaza ait bir tapu kaydı bulunmadığı için kadastro tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline şeklinde hüküm kurmak gerekirken tapu kaydının iptaline dair hüküm kurulması, ayrıca çekişmeli taşınmazın yüzölçümü 19.241,30 metrekare olduğu halde hüküm fıkrasında 9.241 metrekare olarak gösterilmesi de isabetsiz olup,
Sonuç: Temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren, temyiz eden tarafa verilmesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy