(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 363)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 165 parsel sayılı 1710,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı Huriye Y. adına tespit edilmiştir. Davacılar H. Y. Y. ve M. A., yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 14 pay ile davalı H. Y., 1'er pay ile davacılar M. A. ve H. Y. Y. adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı H. Y. vekili, davacı M. A. ve davalı H.Y. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın muris H. Y.'den taksimen davacıların murisi M. S.'e kaldığının davacılarca ispat edilemediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar, taşınmazın büyükbabaları H. Y.'den taksimen babaları S.'e ondan da kendilerine kaldığı iddiasına dayanmaktadırlar. Davalı ise taşınmazın eşinin babaannesi H.'den eşi Ü.'a O'ndan da kendisine intikal ettiğini savunmuş, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın kök muris H.'dan intikal ettiğini belirtmişlerdir. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın muris H.'den mi yoksa H.'dan mı kaldığı, 30.09.1990 tarihli taksim senedine konu edilip edilmediği ve taksimde davacıların babası S.'in payına düşüp düşmediği hususundadır. Mahkemece bu hususlarda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur. Toplanan deliller taksimin varlığı ya da yokluğu konusunda hüküm vermeye yeterli değildir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Davacılar dayandıkları taksimi, tarihini, yapılışını, kime neresinin düştüğünü kanıtlamak zorundadırlar. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için H. Y. ve H. Y.'in ölüm gününde terekelerine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, sağ olan ve taksim senedinde imzası bulunan tanıkları ile mirasçı B.'den, H. ve H. Y.'in terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, mirasçıları arasında usulen taksim olup olmadığı, taksim varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa hissesine karşılık ne aldığı, çekişmeli taşınmazın kimden kaldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmen, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı H. Y. Y. vekili, davacı M. A. ve davalı H. Y.'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy