(2004 S. K. m. 331, 333/A, 351)
Dava: Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar C. K. ve C. K.'in İİK'nun 333/a maddesi gereğince ayrı ayrı 6 ay hapis ve 100.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak Gereği görüşüldü:
Karar: Müşteki taraf şikayet dilekçesiyle; Borçlu şirket hakkında devam eden takipte, öncelikle borçlunun ticaret sicilinde değişiklik yapmadan önceki müseccel adresine hacze gidildiğinde adreste D... Gıda Ürünleri ve Turizm Tic. Ltd. Şti'nin faaliyette bulunduğunu, borçluların borçlarını ödememek için muvazaalı olarak asıl borçlu şirketin bu şirkete devredildiğini, daha sonra ticaret sicilinde kayıtlı son adresine hacze gidildiğinde de adresin boş olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek sanıkların İİK'nun 333/a maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanıklara isnat edilen suç İİK'nun 333/a maddesinde Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında atılı suçun oluşabilmesi için, ticari işletmenin usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme/icra emrinde borcu ödemesi için tanınan sürenin son günü itibariyle borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine sahip olan sanıkların kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları, ayrıca sanıkların eyleminin başka bir suç oluşturmaması gerekmektedir.
Sonuç: Şikayet dilekçesinde sanıklara isnat edilen eylemlerin ispatlanması halinde İİK'nun 331. maddesinde düzenlenen alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçunu oluşturacağının anlaşılması ve İİK'nun 351. maddesi uyarınca şikayetinin dilekçe veya beyanındaki delillerle bağlı olması karşısında, sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy