(3402 S. K. m. 40) (1086 S. K. m. 275, 363)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyize konu 103 ada 3, 109 ada 8. 120 ada 5, 121 ada 3 ve 8 parsel sayılı 2218, 3322, 3233, 2678 ve 6943 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle H. oğlu H. mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı M. A. A. ve müşterekleri, yasal süresi içinde taşınmazlarda halaları Ş. A.'ın hissesinin köy senedi ve tapu kayıtları ile murisleri M. A. tarafından satın alındığı iddiasına dayanarak Ş. A.'ın hissesinin M. A. mirasçıları adına tescili isteği ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı M. A. A., N. A. ve D. G. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlarda davalıların murisi Ş. A. hissesinin davacıların murisi M. A. tarafından satın alındığının ispatlanamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar çekişmeli 103 ada 3, 109 ada 8, 120 ada 5, 121 ada 3 ve 8 parsel sayılı taşınmazlardaki Ş. A. hissesinin babaları M. A. tarafından köy senedi ile satın alındığı iddiasına dayanmaktadırlar. Taşınmazların kök muris H. oğlu H.'den intikal ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık taşınmazlarda ki H. mirasçısı Ş.'nin payının davacıların murisi M. A. tarafından satın alınıp alınmadığı hususundadır. Mahkemece bu hususlarda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur. Toplanan deliller satımın varlığı ya da yokluğu konusunda hüküm vermeye yeterli değildir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Davacılar dayandıkları satın almayı kanıtlamak zorundadırlar. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taraflara varsa yeni delillerini bildirme imkanı tanınmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, sağ olan ve 1938 tarihli satış senedinde imzası bulunan tanıkların katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden Ş.'nin payının haricen M.'ya satılarak zilyedliğin devredilip devredilmediği, mahalli bilirkişi beyanlarında geçen ve payını M.'ya sattığı belirtilen F. ile Ş.'nin aynı kişi olup olmadığı etraflıca sorulup açıklattırılmalı, davacıların dayandığı satış senedi ve içeriği hususunda ayrıntılı bilgi alınmalı, senedin sıhhati ve hukuki değerinin tayin ve tespiti için senette imzası bulanan tanıklar dinlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy