(2004 S. K. m. 340) (5271 S. K. m. 309)
Ödeme şartını ihlal eyleminden sanık M. K.'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsine dair Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin 06/11/2009 tarihli ve 2009/546 Esas, 2009/1660 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2010 tarihli ve 2010/73 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Dosya kapsamına göre, 08/01/2009 tarihli ihtiyati haciz sırasında taahhütte bulunulduğu, ödeme emrinin 13/01/2009 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesinden önce yapılan taahhüdün hukuken geçersiz olduğu gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23/06/2010 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04-105-07-5048-2010/7743/41840 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 12.7.2010 gün ve K.Y.B. 2010/165863 sayılı tebliğname ile talep edilmiş olmakla; gereği düşünüldü:
Borçluya isnat edilen ödeme şartını ihlal eylemi 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasanın 11.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesinin 1. cümlesindeki, "111.madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir." hükmü ile müeyyide altına alınmıştır. Borçlunun bu eylemden dolayı cezalandırılabilmesi için öncelikle hakkında kesinleşmiş icra takibinin bulunması, eş anlatımla borçlu sıfatını taşıması gerekmektedir.
Dosyaya kapsamına göre borçlu hakkında Antalya 3.İcra Müdürlüğünün 2009/259 sayılı dosyasında yürütülen takip sırasında 08.01.2009 tarihli ihtiyati haciz zaptında borçlunun taahhütte bulunduğu, ödeme emrinin ise bu tarihten sonra 13.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla taahhüt tarihinde borçlu hakkında kesinleşmiş takipten söz edilmeyeceği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname kısmen yerinde görülmekle Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2010 tarih ve 2010/73 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulmasına,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden,
Borçlu M. K. hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet kararının çektirilmemesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.10.2010 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy