(3402 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 140 ada 8 parsel sayılı 7994.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 140 ada 24 ve 141 ada 5 sayılı parsellere uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olması nedeniyle; 142 ada 25 parsel sayılı 865.32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kuzey ve doğu sınırında kalan dava dışı 142 ada 14 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olması nedeniyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmışlardır. Davacı Ö. G., yasal süresi içinde irsen intikal, tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 140 ada 8 ve 142 ada 25 sayılı parsellerin davacı Ö. G. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 142 ada 25 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişme konusu 140 ada 8 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; tespite dayanak yapılan kayıt miktar fazlası yönünden 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava dışı 140 ada 24 ve 141 ada 5 sayılı parsellere uygulanan 1937 tarih ve 164 tahrir numaralı vergi kaydının hududunun mera okuması nedeniyle kayıt miktarı 140 ada 24 ve 141 ada 5 sayılı parsellerden verilerek miktar fazlası 148 ada 8 sayılı parsel altında mera niteliği ile tespit edilmiştir. Taşınmaza komşu 140 ada 7, 22, 23 ve 26 sayılı parseller aynı nedenlerle mera niteliği ile sınırlandırılmış ve tespitleri kesinleşmiştir. Yine taşınmaza komşu 140 ada 9 sayılı parselin ise ham toprak niteliği ile yapılan tespiti kesinleşmiştir. Taşınmazın ise kadim mera olup olmadığı yönünde usulüne uygun araştırma yapılmamıştır. Tek kişilik ziraat bilirkişinin düzenlediği rapor taşınmazın niteliğinin ne olduğu hususunda yeterli olmadığı gibi 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor da alınmamıştır. Davacı adına belgesizden verilen taşınmaz olup olmadığı hususu da araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasında seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Dinlenecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden intikal ettiği, ne zamandan beri ne surette kullanıldığı, öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguların da irdelenmesi suretiyle, taşınmazın niteliği, toprak yapısı, komşu mera ve ham toprak niteliğindeki parseller ile karşılaştırılarak komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, kadim mera olup olmadığı hususunda ve taşınmaz üzerindeki ağaçların zeminde dağılımını da gösterir şekilde ve karşılaştırmalı biçimde, bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, çekişmeli taşınmaza ilişkin mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, keşifte görevlendirilecek fotoğrafçıdan taşınmazın görünümünün 4 yönden yansıtır tarzda ve komşu parseller ile birlikte gösterir şekilde fotoğrafları çektirilmeli, fen bilirkişisi tarafından bu fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırlarının işaretlenmesi istenilmen, fenni bilirkişiye ayrıca taşınmazın yan kesit krokisi düzenlettirilmelidir. Yapılan araştırma sonucunda taşınmazın mera olduğunun anlaşılması halinde eylemli durum ile mera sınırlı vergi kaydı birbirine uyduğu için taşınmaz mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmalı, taşınmazın kadim mera olmadığının anlaşılması halinde ise davacı adına aynı çalışma alanının da belgesizden taşınmaz verilip verilmediği 3402 sayılı yasanın 14. maddesi gereğince ilgili yerlerden sorularak ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy