(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 381, 388)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 108 ada 329 parsel sayılı 5821,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, paylaşma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma sebebiyle davalı İ. K. adına tespit edilmiştir. Davacı H. Y., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 5.000 m2 yüzölçümündeki bölümün adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına, (B) ve (C) harfi ile gösterilen bölümlerin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yukarda yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de hükmün dosya özetinde ve gerekçesinde davaya konu olmayan başka bir taşınmazdan bahsedilmekte olup davaya konu olan taşınmaz hakkında hangi sebeple kısmen kabul kararı verildiği anlaşılamamakta bir başka ifade ile hükmün gerekçesi bulunmamaktadır.
Sonuç: Anayasa'nın 141/3. maddesine göre mahkeme kararları gerekçeli yazılmak zorunda olup, davanın konusunu oluşturan 108 ada 329 Sayılı parsel hakkında oluşturulan hüküm bu sebeple isabetsiz bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy