(3402 S. K. m. 13)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 1066 ada 20 parsel sayılı 325320,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar A. E. ve İ. E. adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 82478,92 metrekarelik bölümü ile (B) harfi ile gösterilen 27570 metrekarelik bölümünden oluşan toplam 110048,92 metrekarelik bölümünün tespit gibi davalılar A. E. ve İ. E. adlarına müştereken, (D) harfi ile gösterilen 78116,28 metrekarelik bölümünün tespit gibi yeni parsel numarası verilmek suretiyle davalı A. E. adına, (E) harfi ile gösterilen 100.000 metrekarelik bölümünün tespit gibi yeni parsel numarası verilmek suretiyle davalı İ. E. adına, (E) harfi ile gösterilen 29518,77 metrekarelik bölümü ile (F) harfi ile gösterilen 7635,55 metrekarelik bölümünün ise kadastro tespitlerinin iptali ile aynı nitelikle yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin davalıların ve tespitin dayanağı olan tapu kayıtları kapsamında kaldığı, (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin de ise davalılar lehine zilyedlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davalıların ve tespitin dayanağı olan 15.08.2003 tarih 12 sıra numaralı tapu kaydı ile 15.1.1952 tarih 43 sıra numaralı tapu kayıtları mahalline yöntemince uygulanarak kapsamları belirlenmediği gibi, taşınmaz üzerinde zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve taksim hususları da yöntemince araştırılmamıştır. Tespite esas olan 15.1.1952 tarih 43 sıra numaralı tapu kaydı ve 15.08.2003 tarih 12 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan 07.04.1971 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı tescil ilamı ile oluşmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, dinlenmeyen tespit bilirkişileri ile 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kayıtları oluşumlarından itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanağı olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmen, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taksim edilip edilmediği, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın fotoğrafı çektirilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy