(3402 S. K. m. 9)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki istenilmekle; duruşma için belirli edilen tarih ve saatte temyiz edenlerden H.K. ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat S. S. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içerisinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 272 ada 3 parsel sayılı 6.381,31 m², 6 parsel sayılı 4.835,27 m², 7 parsel sayılı 4.125,19 m², 8 parsel sayılı 6.834,15 m², 9 parsel sayılı 13.106,77 m², 10 parsel sayılı 11.452,91 m², 12 parsel sayılı 10.444,82 m², 14 parsel sayılı 5.807,46 m² ve 15 parsel sayılı 1.054,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mahkeme kararı sebebiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kanuni süresi içerisinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kesin hüküm sebebiyle reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi Hazine adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, İncesu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04.12.2003 gün 1998/128 Esas, 2003/283 Karar sayılı ilamının taraflar açısından kesin hüküm oluşturduğu gerekçesi ile yazılı biçimde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yetersiz, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. İncesu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin anılan dava dosyası incelendiğinde Y. K. mirasçıları tarafından Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan men'i müdahale ve tescil davası sonunda davanın vazgeçme sebebiyle reddine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yine dosyanın incelenmesinden 06.10.2003 günlü ve fen bilirkişiler M. N. ile M. A. tarafından düzenlenen haritada davacılar tarafından hak iddia edilen taşınmazların sınırlarının yeşil renkle işaretlendiği görülmektedir. Asliye hukuk mahkemesi davasının kapsamı, bilirkişi raporunda sınırları yeşil renkle gösterilen alan olup verilen ret kararı da bu taşınmaz bölümü ile ilgilidir. Çekişmeli 272 ada 3, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazların, sözü edilen yeşil alan içerisinde kalıp kalmadıkları belirlenmediği gibi, iddia sahiplerinin sıfatına göre önceki günlü asliye hukuk mahkemesi ilamının kendileri açısından kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususunun tek tek değerlendirilmesi gerektiği de düşünülmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. Doğru sonucu ulaşabilmek için öncelikle mahallinde yaşlı, yöreyi iyi bilen, ehil kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişisi katılımıyla keşif yapılarak asliye hukuk mahkemesi dosyasında mevcut 06.10.2003 günlü fen bilirkişi haritası zemine uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların, sınırları yeşil renkle gösterilen alan içerisinde kalıp kalmadığı saptanmalı, bu alan içerisinde kalan taşınmazlar yönünden hak iddia edenlerin sıfatları dikkate alınarak asliye hukuk mahkemesi kararının kendileri açısından kesin hüküm teşkil edip etmediği tartışılmalı, bu değerlendirmeler sonucunda kesin hükmün kapsamında kalmadığı anlaşılan taşınmazlar ya da kesin hükmün tarafı olmayan kişiler yönünden işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda araştırma yapılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme, araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 23.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy