(3402 S. K. m. 9)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 107 ada 2, 153 ada 1 ve 152 ada 1 parsel sayılı 3582.22, 1392.35 ve 6284.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 107 ada 2, 153 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar İ. H., 152 ada 1 parsel sayılı taşınmaz H. H. ve İ. H. adlarına eşit paylarla tespit edilmişlerdir. Davacılar, yasal süresi içinde taşınmazların murisleri C.H.'ya ait olduğu ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak tüm C. mirasçıları adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 107 ada 2, 153 ada 1 ve 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazların C. H. mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar H. H. ve İ. H. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 153 ada 1 ve 107 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişme konusu 152 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalı H.H.'nın temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın muris C.H.'ya ait olduğu ölümü ile de mirasçılarına kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın öncesinin kime ait olduğu hususunda yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespiti sırasında taşınmaz C. oğlu İ. H. ile davalı N. oğlu H.H. adlarına zilyetliğe dayanılarak eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı C. mirasçılarından S. ve Sabit H., davalı H.H.'ya husumet yönelterek taşınmazın C.H.'dan kaldığını iddia etmişlerdir. Her ne kadar davacılar S. ve S. H. 06.03.2009 tarihli oturumda 152 ada 1 sayılı parselde 1/2 payın amcaları N. 'e, 1/2 payın da murisleri C.'e ait olduğunu, 1/2 payın N. oğlu davalı H.'e yazılmasına itirazları olmadığını, C. Mirasçısı İ. üzerine yazılan 1/2 paya itiraz ettiklerini beyan etmişler ise de; C. terekesi iştirak halinde olup, davacıların davalı H.'in payı hakkındaki feragat beyanları hukuki sonuç doğurmaz. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişilerinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimin ne zamandan beri zilyet bulunduğu, kimden kime kaldığı, davacıların beyanlarının doğru olup olmadığı, davalının babasından gelen 1/2 payının bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit bilirkişilerinin de tespitte davalı adına yazılan 1/2 payın neye göre tespit edildiği, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu hususlarında beyanları alınmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy