(2004 S. K. m. 74, 338, 347, 352, 354)
Dava ve Karar: Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık M. K.'nın İİK'nun 338. maddesi gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm kanuni süresi içinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, gereği görüşüldü:
Sanığa isnat edilen suçun işlendiği tarih, mal beyanında bulunduğu 14.8.2007 tarihi olmasına karşın İİK'nun 347. maddesinde belirtilen üç aylık ve her durumda bir senelik süre geçtikten sonra 18.11.2008 gününde şikayette bulunulması sebebiyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- İcra ve İflas Kanunu'nun Beyanın muhteviyatı başlıklı 74. maddesindeki, Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir. şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın 14.8.2007 günlü mal bildiriminde borcu ne biçimde ödeyeceğini belirtmemesi sebebiyle mal beyanının, İİK'nun 74. maddesinde düzenlenen şartları taşımadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- 30.07.2003 tarih ve 25184 s. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 s. İİK'nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 99. maddesi ile İİK'nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK'nun 354. maddesinde yazılı nedenlerden düşeceğine ait ihtarat ile yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda yer verilmediği durumda gerekçeli kararda yer verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
3- Sanığın nüfus kaydı getirtilip dosya içerisine konulmadan hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istek gibi BOZULMASINA, 15.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy