(3402 S. K. m. 28, 29)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 28.9.2010 gün ve saatte temyiz eden taraftan gelen olmadı. Aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili geldi. Gelenin yüzüne karsı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili, tapu kaydı, harici satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro sonucu mera niteliği ile sınırlandırılan 101 ada 113 parsel sayılı taşınmaz ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle Batmantaş Köyü Tüzel Kişiliği adına arsa vasfıyla tespit ve tescil edilen 101 ada 37 parsel sayılı taşınmazlar içinde kalan taşınmaz bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazların dava edilen bölümlerini kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacı dayanağı Mayıs 1316 tarih 22 yoklama sıra numaralı kaydın tapu kaydı niteliğinde olup olmadığı yönetimince araştırılmamış, bu kayıt yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, davacı tarafça aynı zamanda zilyetliğe de dayanıldığı halde taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi araştırılmamış, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, ikisi komşu köylerde biri taşınmazın bulunduğu köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Davacı dayanağı Mayıs 1316 tarih 22 yoklama sıra numaralı kaydın tapu kaydı niteliğinde olup olmadığı yönetimince araştırılmalı, kaydın hudutları okunarak okunan sınırların mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmesi sağlanmalı, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazların öncesinin mera ya da köyün zilyetliğinde olan yerlerden olup olmadığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, davacı dayanağı Mayıs 1316 tarih 22 sıra numaralı kaydın kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorulmalı, şayet revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilmeli, kaydın tapu kaydı niteliğinde olması halinde mülkiyet belgesi olduğu, aksi halde zilyetlikle birleşmeyen kayda değer verilemeyeceği göz önüne alınmalı, çekişmeli taşınmazların niteliği ile ilgili olarak ise 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların dava edilen bölümleri ile bu bölümlerin çevresindeki taşınmazların kıyaslar şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, bu fotoğraflar üzerinde davacı tarafın hak iddia ettiği bölümlerinin teknik bilirkişi tarafından gösterilmesi istenilmen, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy