(3402 S. K. m. 30, 32)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden F. T. vs, vekilleri geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karsı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 161 ada 15 parsel sayılı 893.44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar F. T. ve diğerleri tarafından davalı R. K. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması sebebiyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 161 ada 15 parsel sayılı taşınmazın payları oranında G. K. ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar F. T. ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; verilen kesin süre içerisinde davacı taraf vekilince keşif avansının yatırılmadığı, bu sebeple keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tespiti, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olması sebebiyle tutanağının malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmış ve dosya görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Malik hanesinin açık olduğu hallerde hakim, 3402 Sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca re'sen gerek gördüğü delilleri toplayarak, taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Hal böyle olunca Mahkemece, davacı taraf vekiline 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca kesin süre içinde keşif avansının yatırılması için ihtarda bulunulması ve ihtara uyulmamış olması sebebiyle de davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı gibi; kabule göre de, yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin mahallinde nasıl hazır bulundurulacağı, bu konuda ne işlem yapılacağı ara kararı ile kararlaştırılmadığı gibi, keşifle ilgili masrafları yatırmak üzere davacı taraf vekiline keşiften bir gün öncesine kadar süre tanınması sebebiyle masrafın son gün yatırılması halinde, keşiften önce tebligat yapılması mümkün olmadığından, usulsüz tebligata rağmen davanın reddine karar verilmiş olması da isabetsiz olup,
Sonuç: Davacılar F. T. ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy