(2004 S. K. m. 340, 347) (5271 S. K. m. 309)
Dava ve Karar: Ödeme şartını ihlal suçundan sanıklar M. Y., M. K., M. K. ve Ö. Ö.'ün, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince ayrı ayrı 3 ay tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair Yatağan İcra Mahkemesinin 21/05/2010 tarihli ve 2010/22 esas, 2010/182 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 30.01.2011 gün ve 2010/1217/6793 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 17/02/2011 gün ve K.Y.B/2011/84817 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede,
1- Mahkemece suç tarihinin 09/07/2009 olarak kabul edildiği, ayrıca sanıklar tarafından imzalanan taahhüt sözleşmesindeki taksitlerin ödenmediği ve ilk taksit tarihi olan 30/07/2009 tarihinde suçun oluştuğu kabul edildiğinde, suçun oluşumundan sonra müşteki vekili tarafından ilk defa 16/09/2009 tarihinde takip dosyasında işlem yapıldığı ve alacaklının suçun işlendiğinin en geç bu tarihte öğrenmiş sayılması gerektiği cihetle, 21/01/2010 tarihli dilekçe ile yapılan şikayetin süresinde olmadığı,
2- 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu'nun 340. maddesinde yer alan, "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir." şeklindeki hüküm karşısında, sanıkların üç aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
Gereği görüşüldü:
Şikayete konu Yatağan 1.İcra Müdürlüğünün 2009/1766 esas sayılı takip dosyasında, 09/07/2009 tarihli taahhüt sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılan borcu ödeme şekline göre 30/07/2009 tarihli ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle suçun bu tarihte oluşmasına ve müşteki vekili 16.9.2009 tarihinde takip dosyasında işlem yapmak suretiyle sanıkların ödeme şartını ihlal ettiklerini öğrenmesine rağmen, İİK'nun 347. maddesinde belirtilen üç aylık süre geçtikten sonra 22/1/2010 havale tarihli dilekçe ile şikayette bulunması nedeniyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi isabetsizdir.
Tebliğnamedeki (1) nolu istemin kabulü nedeniyle (2) nolu kanun yararına bozma istemini tartışmakta hukuki yarar görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, Yatağan İcra Mahkemesinin 21.05.2010 tarihli ve 2010/22 esas, 2010/182 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulmasına,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanıklar M. Y., M. K., B. Ö. ve Ö. Ö.'ün ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, haklarındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 28.11.2011 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy