(3402 S. K. m. 13, 20)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 6 parsel sayılı 49.250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle eşit paylarla davalılar C., M. ve S. K. adlarına, 161 ada 2 parsel sayılı 136.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydı, harici satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle dava dışı C. Y., S. Ç. ve E. B. adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar M. T., İ. T. ve K. T., tapu kaydı ve harici satın alma iddiasına dayanarak çekişmeli 103 ada 6 Sayılı parselin tamamının, 161 ada 2 Sayılı parselin ise 1/3 payının adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan M. T. vekili ve davacı K. T. mirasçısı Yaşar T. ile İ. T. mirasçısı H. T. tarafından temyiz edilmiştir.
I) Davacı Kuru mirasçısı Yaşar ve İ. mirasçısı H. T.'a kararın tebliğ edildiği tarih olan 24.2.2011 tarihi ile temyiz tarihi olan 15.3.2011 arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1. maddesinde öngörülen temyiz süresinin geçtiği belirlenmiş olup, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.6.1990 tarih 1989/3 Esas ve 1990/4 Sayılı Kararı ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/4. maddesi gereğince temyiz inceleme isteminin süre yönünden REDDİNE.
II) Davacı M. T. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı taraf, 161 ada 2 Sayılı parselin tespitine dayanarak yapılan Aralık 1974 tarih 1 numaralı tapu kaydı maliki olan C. Ç.'e ait 1/3 payı, haricen 27.12.1976 tarihinde satın aldıkları ve o tarihten bu yana kullanımlarında olduğu iddiası ile 161 ada 2 Sayılı parselin 1/3'ünün adlarına tescilini, ayrıca haricen satın aldıkları bu taşınmazın bir bölümünün komşu 103 ada 6 Sayılı parsel içinde kaldığını belirterek 103 ada 6 Sayılı parselin de adlarına tescilini talep etmişlerdir.
A) Davaya konu 161 ada 2 Sayılı parsel dava dışı C. ve S. Ç. ile E. B. adına kayıtlı olup, C. Ç.'e ait pay dava edildiği halde C. K. ve arkadaşlarına husumet yöneltilerek dava açılmıştır. Buna göre davanın husumet sebebiyle reddi gerekirken esasa girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle 161 ada 2 Sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA,
B) Davaya konu 103 ada 6 Sayılı parsel hakkında oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın, dava edilen bölümünün 161 ada 2 Sayılı parsele uygulanan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı ve davacı taraf lehine 3402 Sayılı Kanunun 13/B-b maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. Mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle 161 ada 2 Sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydı 3402 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca her iki taşınmaza uygulanmalı, 103 ada 6 Sayılı parselin, bir kısmının iddia edildiği şekilde tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde, tüm deliller değerlendirilerek yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif icra edilmelidir. Beyanlar arasında çelişki olması halinde çelişki usulünce giderilmelidir. Davacı taraf 103 ada 6 Sayılı parselin, 161 ada 2 Sayılı parsel maliki C. Ç.'ten geldiğini ve lehine 3402 Sayılı Kanunun 13/B-b koşullarının gerçekleştiğini kanıtladığı takdirde bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy