(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi sebebiyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 330 parsel sayılı 101200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle A. A. ve M. A. adına eşit paylar oranında tespit edilmiştir. Davalıların itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazın 3/6 payının ölü Z. T., 1/6 payının Y. T., 1/6 payının S. T., 1/6 payının H. T. adına tesciline karar verilmiştir. Davacı H. T. mirasçıları, taşınmazın rızai taksim sonucu kendilerine düştüğü, davalıların hisselerinin bulunmadığı iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların vazgeçmesi sebebiyle davanın reddine, çekişme konusu 330 Sayılı parselin kadastro tespitinde olduğu gibi ismi geçenler adına tesciline karar verilmiş: hüküm, davalı M. S. T. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişme konusu taşınmaz kadastro tespitinde eşit paylarla A. ve M. A. adlarına tespit edilmiş itiraz üzerine kadastro komisyonunca taşınmazın 3/6 payının Ölü H. oğlu Z. T., 1/6 payının A. oğlu Y. T., 1/6 payının A. oğlu S. T., 1/6 payının da H. M. oğlu H. T. adına tesciline karar vermiştir. Bu karara karşı dava açan H. T. mirasçıları, davalarından feragat etmişlerdir. Mahkemece feragat sebebiyle davanın reddine ve komisyon kararında belirlenen malikler adına tesciline karar verilmesi gerekirken kadastro tespitinde ismi geçenler adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin temyize konu kararı, davacı A. T. vekili ile davalılar İ. Y. T. ve M. F. dışındaki taraflara bu arada temyiz eden davalı M. S. T.'ya da tebliğ edilmediği halde karar 2.12.2002 tarihinde kesinleştirilerek çekişme konusu 330 parsel sayılı taşınmaz 16.1.2003 tarihinde eşit paylarla A. A. ve M. A. adına hükmen tescil edilmiştir. Mahkemenin kararı tüm taraflara tebliğ edilmediğinden kesinleştirilme usulüne uygun olmayıp, buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydı da yok hükmündedir. Buna göre ilk tespit malikleri adına oluşturulan tapu kaydına göre, A. A.'ın 1/2 payı, kayden satış sebebiyle S. A., M. F. A., F. S., Ş. A., M. Ö., N. D., Ş. A. ve M. A. adlarına intikal etmiştir. Hal böyle olunca, taşınmazı sonradan yok hükmündeki tapu kaydı ile satın alan tüm şahıslar da davaya dahil edilmeli, ondan sonra davanın feragat sebebiyle reddine ve taşınmazın 19.11.1980 tarihli komisyon kararında belirtilen malikleri adına tesciline karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde, komisyonca belirlenen malikler yerine ilk tespit malikleri adına tescil kararı verilerek yanlış sicil oluşturulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy