(3402 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 66 parsel sayısı ile tespit ve tescil edilmiş olan taşınmazın ifrazı ile oluşan 499 ve 500 Sayılı parseller 2005 tarihinde yenilemeye tabi tutularak 499 Sayılı parsel 103 ada 10 parsel numarası ile 4814.63 m2 olarak, 500 Sayılı parsel ise 103 ada 11 parsel numarası ile 5283.82 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2859 Sayılı Kanun hükümlerine göre 2008 yılında 2. kez yapılan yenileme çalışmalarında ise 103 ada 10 parsel sayılı taşınmaz aynı ada parsel numarası ile 4532.53 m2 olarak. 103 ada 11 parsel sayılı taşınmaz da yine aynı ada ve parsel numarası ile 5407.48 m2 olarak tespit edilmiştir. Davacı A. T. ve arkadaşları, yenileme sırasında adlarına kayıtlı 103 ada 10 Sayılı parselin yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 408.48 m2 yüzölçümündeki bölümün 103 ada 11 Sayılı parselden ifraz edilerek 103 ada 10 Sayılı parsele eklenmesine. 103 ada 10 Sayılı parselin yüzölçümünün 4941.01 metrekare. 103 ada 11 Sayılı parselin yüzölçümünün ise 4999.00 m2 olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Mustafa Torun tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi gösterilen bölümün yenileme kadastrosu sırasında hata sonucu davaya konu 103 ada 11 Sayılı parsele dahil edildiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 66 parsel sayılı 10400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 16.3.1959 yılında kadastro tespiti ile tapu kaydı oluştuktan sonra taksim ve ifraz ile 499 ve 500 parsellere ifraz edilmiştir. 499 Sayılı parsel 5000 metrekare, 500 Sayılı parsel 5400 m2 yüzölçümü ile tescil edilmişken, 2005 yılında paftaların uygulama niteliğini kaybetmesi, teknik sebeplerle yetersiz kalması, zemindeki sınırları gerçeği uygun olarak göstermemesi sebebiyle ihtiyaçları karşılamaz hale geldiğinden 2859 Sayılı Kanun uyarınca yapılan Yenileme kadastrosu ile 499 Sayılı parsel 103 ada 10 Sayılı parsel olarak 4814.63 m2 yüzölçümü ile davacılar adına, 500 Sayılı parsel ise 103 ada 11 parsel sayısı ile ve 5283.82 m2 yüzölçümlü olarak davalı adına tespit edilmiş, askı ilan süresi içinde itiraz edilmediğinden yenileme tutanağı kesinleştirilerek tescil edilmiştir. Daha sonra 2008 yılında aynı gerekçeler ile 2859 Sayılı Kanun uyarınca düzenlenen yenileme tutanağı ile bu kez 103 ada 10 Sayılı parselin yüzölçümü 4532.53 metrekare, 103 ada 11 Sayılı parselin yüzölçümü ise 5407.48 m2 olarak düzeltilmiştir. Ne var ki, 2005 yılında yapılarak itirazsız kesinleşen yenileme paftası zemine uygulanabildiğine ve yeniden yenileme kadastrosu yapılmasının haklı nedenleri açıklanmadığına göre, mülkiyet hakkını hedef alacak şekilde 2008 yılında 2. kez yapılan yenilemenin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, mahkemece ilk yenileme paftası geçerli kılınmak suretiyle 103 ada 10 Sayılı parselin 4814,63 m2 yüzölçümü ile, 103 ada 11 Sayılı parselin ise 5283.82 m2 yüzölçümü ile tescillerinin korunması, şartları oluşmadığından 2. yenilemenin iptaline karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy