(2004 S. K. m. 344)
Dava: Nafaka hükmüne uymamak suçundan sanık L. Ç.'in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 334. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Torbalı İcra Mahkemesinin 10/11/2010 tarihli ve 2010/344 esas, 2010/443 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/01/2011 tarihli ve 2011/134 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 14.07.2011 gün ve 2011/9194/38888 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 09.08.2011 gün ve 2011/255815 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.
Tebliğnamede, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun, "Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir" şeklindeki 344/1. maddesi karşısında, şikayete konu edilen Eylül ayı nafaka bedelinin, nafakaya ilişkin İzmir 5. Aile Mahkemesinin 2007/268 esas, 2007/313 sayılı kararında belirtildiği üzere her çocuk için 150,00 Türk lirası olmak üzere toplamda 300,00 Türk lirası olması karşısında sanık tarafından yapılan 150,00 Türk lirasına ilişkin ödemenin nafaka borcunu karşılamayacağı ve kararın gereğinin yerine getirilmemiş olduğu gözetilmeksizin, itirazın bu yönden reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. Gereği görüşüldü:
Karar: Dosya kapsamına göre, İzmir 5. Aile Mahkemesinin 30/4/2007 tarihli ve 2007/268 esas, 2007/313 sayılı kararı ile, "Müşterek çocuklar Yağmur ve Elif Nur için aylık 150,00'şer TL olmak üzere toplam 300,00 TL iştirak nafakasının davalı babadan alınıp davacı anneye verilmesine" karar verildiği, müşteki vekilinin Torbalı 2.İcra Müdürlüğünün 2009/4922 sayılı dosyası ile 8.700,00 TL iştirak nafakası, 915,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.615,14 TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Y. Ç. için aylık 150,00 TL ve E. N. Ç. için aylık 150,00 TL nafaka alacağının tahsili için 30/9/2009 tarihli icra takibi yapıldığı, müşteki vekili, 16/9/2010 tarihinde icra mahkemesine müracaatla "borçlunun 2010 yılı eylül ayına ilişkin nafaka borcunu ödemediğinden sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, Torbalı İcra Mahkemesinin 10/11/2010 tarihli ve 2010/334 esas, 2010/443 sayılı kararı ile, sanığın nafaka borcunu ödemediğinden 2004 sayılı İcra ve İflâs Yasasının 344. maddesi gereğince üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazı inceleyen İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi 19/01/2011 tarihli ve 2011/134 değişik iş sayılı kararı ile de "2010 yılı eylül ayı nafaka bedeli olan 150,00 TL'nin, tazyik hapsi verilmiş olan karardan önce sanık tarafından icra müdürlüğüne 8/11/2010 tarihinde yatırılmış olduğundan, itirazın kabulüne, sanığın müsnet suçtan beraatine, Torbalı İcra Mahkemesinin 10/11/2010 tarihli ve 2010/344 esas, 2010/443 sayılı kararının kaldırılmasına" karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçluya isnat edilen eylem İİK'nun 344. maddesinde, "Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir." şeklinde düzenlenerek yaptırıma bağlanmış olup, dikkate alındığında;
Torbalı 2. İcra Müdürlüğünün 2009/4922 sayılı dosyasında borçlunun 2010 yılı Eylül ayına ilişkin nafaka borcunun her bir çocuk için 150,00'şer TL'den toplam 300,00 TL nafaka borcu ödeme yapması gerekmesine karşın, borçlu-sanık tarafından icra müdürlüğüne süresi de geçirildikten sonra 8/11/2010 tarihinde 150,00 TL yatırıldığı, mahkemece hüküm altına miktardan eksik yatırılan bedelin nafaka borcunu ödediği anlamına gelmeyeceği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/01/2011 tarihli ve 2011/134 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın yenilenmesi yasağı nedeniyle bozma ilamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 19.12.2011 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy