(2004 S. K. m. 337/A) (YCGK. 14.02.2012 T. 2011/16-505 2012/28 K.) (YCGK. 14.02.2012 T. 2011/16-509 E. 2012/30 K.) (YCGK. 21.02.2012 T. 2011/16-506 E. 2012/47 K.) (YCGK. 21.02.2012 T. 2011/16-511 E. 2012/46 K.) (YCGK. 21.02.2012 T. 2011/16-621 E. 2012/45 K.)
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık F. B. Ü.'ın beraatına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/16-505, 2011/16-509, 16-513, 21.02.2012 tarih ve 2011/16-506, 16-510, 16-511 ve 16-621 esas sayılı dosyalarında, ticaret şirketlerinin müdür ve yetkililerinin ticareti terk suçunu işlemelerinin mümkün olduğu yönünde oy çokluğuyla verilen karar doğrultusunda uygulama yapılması Dairemizce de uygun bulunmuş olmakla; ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun olunabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği, terk ettiğinin belirlenmesi halinde şikayetin süresinde olup olmadığının saptanabilmesi için hangi tarihte ticareti terk ettiği yönünde 24.09.2009 tarihli Ceyhan Vergi Dairesi yoklama fişinde taşındığı belirtilen adres de dahil olmak üzere ticari faaliyetle bulunabileceği adreslerde zabıta araştırması yaptırılarak ve Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2009/979 takip sayılı dosyası içindeki 18.02.2010 tarih ve 3257 sayılı Ceyhan Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısı ekindeki yoklama fişine göre 24.09.2009 tarihi itibariyle borçlu şirketin mükellefiyetinin devam ettiğinin bildirilmesine karşın 12.05.2010 tarihinde yapılan şikayetin yoklama fişinin düzenlendiği tarihten daha sonra yapıldığı dikkate alınarak, borçlu şirketin mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy