(2004 S. K. m. 333/A) (5237 S. K. m. 42, 62)
Dava ve Karar: Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle, ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan sanık T.'ın İİK'nun 333/a. TCK'nun 62/1, 42/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80.00.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:
Sanığa isnat edilen suç İİK'nun 333/a maddesinde, Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında atılı suçun oluşabilmesi için, ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine hukuken veya fiilen sahip olan sanığın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları, ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir.
Sonuç: Diğer taraftan aynı yasanın İİK'nun 351. maddesi gereğince de şikayetçi dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olup, şikayet dilekçesinde borçlu şirketin ....... Çimento San. ve Tic. A.Ş.'den olan alacağını 03.11.2008 tarihinde yetkilisi ve ortaklarının birbirine akraba olduğu ..... Madencilik Nak. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne temlik ettiğini, bu temliğin alacaklıyı zarara uğratma kastı ile yapıldığının aşikar olduğunu iddia etmiş olması karşısında, suçun sübutu halinde eylem şikayet dilekçesinde gösterilen suçtan başka bir suçu oluşturması, anılan yasanın 351. maddesi uyarınca şikayetçinin dilekçesinde göstermiş olduğu delillerle bağlı olması ve şikayet dilekçesinde ileri sürülen suçtan sanığın cezalandırılabilmesi için atılı eylemin başka bir suçu oluşturmamasının gerekmesi karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy