(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 176 ada, 58 parsel sayılı 6248,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ali adına tespit edilmiştir. Davacı Salih, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin davacı Salih adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Kadastro Mahkemesi'nde, kadastro tespitlerine ilişkin olarak görülmekte olan davalarda kadastro tutanak aslının dosya içinde bulunması zorunludur. Bu zorunluluğun amacı, aynı parseller hakkında birden fazla dava dosyasıyla yargılama yapılmasını ve sonuçta birbirinden farklı kararlar verilmesini önleyerek tapu sicilinin bir an önce, doğru şekilde oluşturulmasını sağlamaktır. Somut olayda mahkemece, çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanak aslı getirtilmeden yargılamaya devam olunmuştur. Nitekim, dosya içindeki bilgilerden aynı taşınmaz hakkında mahkemenin 2010/14 Esas sırasında derdest bir davanın daha bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, aynı parsel hakkındaki davaların birleştirilerek görülmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yargılamaya devam olunması doğru değildir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına 30.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy