(3402 S. K. Ek. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kullanım kadastrosu sırasında Elmalıkent Mahallesi çalışma alanında bulunan 124 ada 8 parsel sayılı 218,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki binanın 1998 yılından beri A. A.'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı K. K., kullanıcısı olduğu 124 ada 9 sayılı parselin eksik ölçüldüğü iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, taşınmazın 11.07.2011 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 37.96 metrekarelik bölümün ifrazı ile 124 ada 9 sayılı parsele ilavesine, 124 ada 9 sayılı parselin (C) harfiyle gösterilen 0.60 metrekarelik bölümünün ifrazıyla yola terk edilmesine, taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 124 ada 9 sayılı parselin 187.5 metrekare olarak beyanlar hanesine K. K.'un kullanımında olduğunun yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı A. A.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece, davacı K. K.'un kullandığı taşınmazın sınırlandırmasının hatalı olduğu, taşınmazın bir bölümünün davalı A. A.'a ait 134 ada 8 sayılı parsel içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Yasa'nın Ek 4 üncü maddesi gereğince 6831 sayılı Yasa'nın 20.6.1973 tarihli kanunla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir hükmünü taşımaktadır. Bu maddeye dayanılarak açılacak davalarda kabul kararı verilebilmesi için öncelikle davacı tarafın taşınmazı kullandığının ispat edilmesi gerekmektedir. Çekişmeli taşınmazın 1998 yılından beri dahili davalı A. A.'ın kullanımında olduğu beyanlar hanesine yazılmıştır. Davacı, taşınmazını 2000 yılında 200 metrekare olarak satın aldığı, ancak kadastro sırasında 150 metrekare yerin kullanıcısı olarak tespit edildiği iddiasına dayanmıştır. Mahkemece taşınmaz başında davacı taraf da hazır olmadığı halde keşif yapılmış, davacının dava konusu yaptığı bölüm belirlenmediği gibi taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanım kadastrosu yapıldığı tarihte davacının ne şekilde zilyet olduğu hususu da belirlenmemiş ve salt teknik bilirkişi tarafından zemin durumuna göre düzenlenen rapora dayanılarak yazılı şekilde karar verilmiştir. Eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında tarafsız, yöreyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, davacıdan dava konusu ettiği taşınmaz bölümlerini göstermesi istenmeli, keşif sırasında taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanım kadastrosu yapıldığı tarihte davacıyla dahili davalı A. A.'ın ne şekilde ve taşınmazın hangi bölümünde zilyet olduğu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup dahili davalı A. A.vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy