(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kullanım kadastrosu sırasında Çamköy Mahallesi çalışma alanında bulunan 13300 ada 27 parsel sayılı 3389.92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eşit hisselerle U. ve O. Ö.'in kullanımında olup üzerindeki ev ve seranın kendisine ait olduğu şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı U. Ö., taşınmazda sadece kendisinin zilyet olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline, taşınmazın eşit paylarla U. ve O. Ö.'in kullanımında olduğunun tespitine, taşınmaz üzerindeki seraların davacı ve davalının kullanımında olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, taşınmaz üzerindeki evin O. Ö.'e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece, tarafların kardeş olup zaman zaman dava konusu taşınmazda anneleriyle birlikte yaşadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tutanağının beyanlar hanesinde taşınmazın eşit hisselerle davacı ve davalının kullanımında olduğu, üzerindeki ev ve seranın da kendilerine ait olduğu yazılıdır. Davacı taşınmazın tamamının kendi kullanımında olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş ancak taşınmazın kullanım durumu ve seraların kullanımıyla ilgili şerhte bir değişiklik yapılmayarak taşınmaz üzerindeki evin O. Ö.'e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece esasen davanın reddedildiği anlaşıldığı gibi davalı O. Ö. tarafından tutanağın beyanlar hanesindeki evin kendisine ait olduğu yönünde şerh verilmesi istemiyle açılmış bir dava da bulunmadığı halde davacı U. Ö. tarafından açılan davanın sonucunda davacının tespite göre aleyhine olacak şekilde hüküm kurulması kendi içinde çelişkili olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy