(3402 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; davacının zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunduğu, ancak mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı; tarıma elverişsiz olduğu için tespit dışı bırakılan yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, bu tür bir yerin de ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda yazılı koşullar altında imar-ihya edilip, kültür arazisi haline getirilerek ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle tasarruf edilmiş olması halinde kazanılabileceği; imar-ihyanın koşullarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesinde belirtildiği; yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından kazanma süresinin oluştuğu açıklanmış ise de, bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç ve sürecinin takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında hava fotoğrafları ve topoğrafik haritalardan yararlanmak suretiyle de belirlenmesi gerektiği; Mahkemece yapılacak işin, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yere ait, dava tarihinden geriye doğru en az 20 yıl ve daha önceki yıllara ait hava fotoğrafları ve topoğrafik haritaların getirtilerek dosya arasına konulması, taşınmazın niteliğinin, imar-ihya ve zilyetliğin başlama ve sürecinin belirlenmesi bakımından yerel, teknik, ziraatçı bilirkişiler ve tanıklarla birlikte keşif yapılması, hava fotoğrafları ve topoğrafik haritaların yöntemine uygun şekilde uygulanması, bu uygulamalara göre taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerektiği; eksik incelemeyle hüküm kurulamayacağı gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, Van İli Kalecik Köyünde kain dosyada mevcut fen bilirkişisi C. S.'ın 25.04.2007 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen doğusunda 191, güneyinde 138, kuzeyinde 148, 192 batısında tescil harici yer ile çevrili 66200 m2'lik yerin davacı H. oğlu Ağabey K. adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmuş olmakla, kararda belirtilen hususların yerine getirilmesi ve o doğrultuda işlem yapılması zorunlu hale gelir. Anılan bu husus, usulü kazanılmış hakkın bir sonucudur. Ne var ki, tespit tarihi ve önceki 20 yıl itibariyle dava konusu taşınmazın niteliği bakımından kuşkuya yer bırakmayacak netlikte bir inceleme yapılmamıştır. Yapılan incelemede fen bilirkişiler; dosyada mevcut hava fotoğraflarının ardışık ve bindirmeli olmadığı için stereoskopik değerlendirmenin mümkün olmadığını, tek resim değerlendirmesi sonunda 2001 tarihli fotoğraflarda parselin sınırlarının büyük ölçüde belirgin ve sürülü olduğunu bildirmişler; ziraat mühendisi bilirkişi mevcut duruma göre değerlendirme yapmış ve jeoloji mühendisi de mevcut kuru dereyle ilgili bilgiler sunmuş olup; böylesi inceleme ve değerlendirmelerin karar vermeye elverişli olmadığı açıktır. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; tespit tarihinden önceki 20 yılı kapsayacak şekilde stereoskopik çift hava fotoğrafları getirtilip, beşer yıllık periyotlar halinde en eski hava fotoğrafından başlanılmak suretiyle harita mühendisi ya da jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilerek, tespit günü itibariyle taşınmazın ne kadar süreden beri ve ne şekilde kullanıldığının kesin olarak belirlenmesi, mahallinde yapılacak keşifte bilimsel yöntemlerle incelemeler yapılarak anılan harita ya da jeodezi veya fotogrametri mühendisi bilirkişi ile üç kişilik ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisi bilirkişiden oluşturulacak kuruldan eski raporlar irdelenmek ve çelişkiler giderilmek suretiyle bilimsel verilere dayalı rapor alınması, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy