MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 90,31 metrekare yüzölçümündeki bölümün 198 ada 378 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Davacı, 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 198 ada 378 parsel sayılı taşınmazın adına paylı olarak tespit ve tescil edildiğini belirterek, bu taşınmazın güneyinde yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün kadastrodan önceki zilyetliği de gözetilerek 198 ada 378 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış ve Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak; 198 ada 378 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu ve davacı dışında ...'in de taşınmazda paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Dava, çekişmeli taşınmaz bölümünün adı geçenlerin de paydaş olduğu taşınmaza ilavesi suretiyle tescili istemiyle açıldığına göre, dava sonucunda verilecek hükümden hukuku etkilenecek olanların da davaya katılmaları ya da muvafakatlerinin alınması gerekir. Somut olayda, davayı sadece kayıt maliklerinden ... açmış olup diğer paydaş ... davada taraf olmamıştır.
Hal böyle olunca, 198 ada 378 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşı ....’in davaya katılımının veya muvafakatinin sağlanması yönünde davacı tarafa süre ve imkan verilmeli, verilen süre içerisinde bu eksikliğin tamamlanması halinde işin esasına girilerek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, aktif dava ehliyetindeki eksiklik giderilmeden davanın esasına ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilecek bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yaptırılmaması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy