MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal,
mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ...'ın müştekiye ait dükkan giriş kapısının dış yüzeyinden parmak izinin çıkması, sanığın 01.07.2010 tarihli duruşmada "Ben olay tarihinde müştekinin işlettiği kuruyemişçi dükkanının hemen karşısında bulunan Aziz isimli ustama ait çay ocağında çalışıyordum. Alışveriş ve çay götürmek üzere devamlı bu işyerine gittiğim için işyerinin kapısında parmak izim çıkabilir" şeklindeki savunmasında ileri sürdüğü hususlar müşteki tarafından 06.09.2011 tarihli sanıkla yüzyüze girdiği duruşmada "Huzurdaki çocuğu ilk defa görüyorum. Dükkanım civarında çalışan bir çaycı değildir. Bana da çay getirmedi" şeklinde açıkça yalanlanması hususları bir bütün olarak düşünüldüğünde tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar vermeden kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 3-b maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocukların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafiinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri
bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi ayrıca; yargılama gideri olarak hesaplanan 12,00 TL'nin, CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL'nin altında kaldığından hâzineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...ve müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,yargılama giderine ilişkin fıkra çıkartılarak yerine ''yargılama gideri olarak hesaplanan müdafii ücreti ve davetiye gideri 266,00 TL'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenleme ve CMK'nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda hazineye yükletilmesine '' cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy