MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosya kapsamından, müştekinin aracının 06.06.2009 tarihinde çalındığı ve şüphe üzerine kolluk tarafından 01.07.2009 tarihinde yaklaşık 25 gün sonra durdurulduğunda, aracı kullanan şahsın kaçtığı, araçta yolcu olarak bulunan sanıkların yakalandığı, sanıkların ise aşamalarda kamyon garajında memleketlerine gitmek için şoförle anlaştıklarını, araçta yolcu olarak bulunduklarını, yola çıktıkları anda kolluk kuvvetlerinin durdurması üzerine şoförün kaçtığını, atılı hırsızlık suçlamasını kabul etmediklerini beyan ettikleri, sanıklar ... ve ... hırsızlık suçunu işlediklerine dair görgü tanığının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların suçu işlediklerine ilişkin mahkumiyetlerini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-UYAP sisteminden alınan nüfus kaydında, sanık ...'in 22.11.2015 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. ve 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddeleri uyarınca sanığın öldüğünün anlaşılması halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.