MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısı'nın 16.01.2007 günlü kararı, 15.2.2007 tarihli UYAP havalesi ile temyiz ettiği görülmekle, süre yönünden temyiz isteminin reddi doğrultusunda görüş açıklayan tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup;
UYAP sorgulamasında, suç tarihi olan 21.06.2005 günü, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, güneşin saat 5.12'de doğduğu, TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca saat 4.12'ye kadar olan zaman diliminin gece olarak kabulü gerektiği, yakalama tutanağına göre eylemin saat 04.45 sıralarında meydana geldiği anlaşılmakla;
Sanığın olay günü gündüz bir vakitte, müştekinin işyeri kapı kilidini kestiği sırada, henüz içeri giremeden, devriye gezen ekiplerce fark edilerek yakalanması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan TCK'nın 142/1-b, 35. maddesinde yazılı bulunan atılı suçun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin karar tarihi olan 16.01.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.