MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin tüm aşamalardaki istikrarlı beyanlarında, müşteri olarak aracına binen sanığın, inmek istediği yere gelince, 10,00 TL olan borcunu ödemek üzere cebinden 100,00 TL çıkardığı, kendisinin de 100,00 TL yi görmesi üzerine para üstü olarak 90,00 TL yi hazırladığı sırada araçtan inmiş olan sanığın, elindeki 90,00 TL parayı çekip alarak kaçmaya başladığı yolundaki beyanları gözetildiğinde, sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-b maddesinde yazılı bulunan suça uyduğu gözetilmeden, öncesinde sanığı tanımayan ve iftira atması için dosya kapsamına yansıyan herhangi bir haklı sebebi bulunmayan müştekinin beyanlarına itibar edilmesi gerekirken, sanığın, suça konu parayı müştekinin kendisinin uzattığı, elinden çekip almadığı yolundaki daha az ceza almaya yönelik savunmasına itibar etmek suretiyle yazılı şekilde TCK'nın 157. maddesinden mahkumiyet kararı verilmesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.