MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık müdafinin temyizinin yapılan incelemesinde;
Sanık hakkındaki kararı temyiz eden Avukat ...’in sadece soruşturma aşamasında herhangi bir vekaletname sunmaksızın Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki sorgusu sırasında hazır bulunduğu, yargılama aşamasında duruşmalara katılmadığı gibi sanığın 07/08/2007 günü mahkemede alınan savunması sırasında kendisine müdafi atanması için talebinin bulunmadığını bildirmesi karşısında, Avukat ...’in sanığın vekaletnameli avukatı olmadığı gibi baro tarafından da görevlendirilmediği anlaşıldığından, müdafi sıfatı bulunmaması nedeniyle kararı temyiz etmeye yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince temyiz talebinin tebliğnamaye uygun olarak REDDİNE,
2-Sanığın temyizinin yapılan incelemesinde;
Başka suçtan...Cezaevi'nde hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy