MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerel mahkemece 25.12.2007 tarihinde verilen kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce CMK'nın 231. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi yönünde bozulmasının ardından yapılan yargılamada; Mahkemece, sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş, bu karara dayanak olarak gösterilen ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/260 Esas ve 2006/577 Karar sayılı ilamının yerel mahkemece verilen karardan sonraki tarih olan 29.01.2007 tarihinde kesinleşmiş olması ve bu haliyle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmesi nedenine dayalı, bozma isteyen tebliğname görüşü isabetli ise de, dosyada sanık hakkında yine ... Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilmiş ve karar tarihinden önce 25.01.2005 tarihinde kesinleşen 4 ay hapis cezasının mahkumiyetine ilişkin ilamın sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil edeceği görüldüğünden, bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında bozmadan önceki kararda TCK'nın 51/3. maddesi gereğince 1 yıl 3 ay olarak belirlenen denetim süresinin bozma sonrasında 2 yıl olarak belirlenmek suretiyle denetim süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine,
2-Hırsızlık suçundan sonuçta hükmedilen erteli 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 49/2.maddesi uyarınca kısa süreli olmadığı ve TCK'nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilebileceğinin gözetilmemesi ve ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış
olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan " TCK'nın 51/3 maddesi gereğince 2 yıl süre ile denetim tedbiri uygulanmasına" cümlesi çıkarılarak, yerine mahkemenin bozmadan önceki gerekçeli kararında yer alan "TCK'nın 51/3 maddesi gereğince 1 yıl 3 ay süre ile denetim tedbiri uygulanmasına" cümlesi yazılmak ve hüküm fıkrasına "sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlesi eklenerek, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy