MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bilişim sistemine müdahale ile haksız çıkar sağlama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi süresinde kabul edilerek ve temyiz talebinin reddine dair 29.12.2010 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Dosya kapsamından, ...'in temsilcisi olduğu ... Turizim Ltd. Şti'nin .... Bankası ... ... Şubesi'nde bulunan hesabına rızası dışında, internet şifresi kırılmak suretiyle girilerek, Sanık ...'in kullandığı ancak beraat eden ...'in hesabına 4.000,00 TL civarında paranın eft yapılarak havale edildiği ve paranın tamamının aynı gün ... tarafından çekilip Sanık ...'e verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın katılanın hesabından kendi kontrolündeki hesaba para havalesi yapmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin TCK'nın 142/2-e, maddesinde öngörülen "bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de 5237 sayılı TCK'nın 244/4. maddesi uyanınca hüküm kurulurken hapis cezasının yanı sıra para cezasına da hükmolunması gerektiğinin düşünülmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafıinin temyiz nedenleri bu itibarla yarinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 21.06.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.