MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosyadaki belge ve bilgilerden sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içinde birlikte hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği anlaşılan sanıklar ... ve ...'un TCK'nın 37. maddesinde öngörülen "fail" konumunda olduğu dikkate alınmadan, TCK'nın 39/1 maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanıklar ... ve ...'ın sözüne inanan müştekinin bizzat kendisi tarafından verilen cüzdanın içerisinden el çabukluğuyla para alan sanıkların eylemlerinin TCK'nın 141/1 maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, TCK'nın 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması,
3-Sanıklardan ...'a ait adli sicil kaydındaki hükümlülüklerinin kabahat nevinden olduğu gibi silinme koşulununda gerçekleşmiş olması ve hükmedilen cezanın 2 yıl hapis cezasının altında olması karşısında; 5237 sayılı yasanın 7/2 maddesi uyarınca, sanık hakkında hüküm tarihinden sonra 08/02/2008 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren 5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanunla değişik 231/5 maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ..., sanık ..., sanık ... ve ...'ın müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy