MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürülükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Sanık ... hakkında, ....Sulh Ceza Mahkemesinin 29.03.2011 gün 2011/490 Esas, 2011/909 ile sanık ... hakkında ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.02.2012 gün 2010/986 Esas, 2012/68 kararlarla verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlar için 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, mahal mahkemesince ilgili mahkemesine ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Sanıkların hırsızlık suçu için kurulan hükümde, 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-b, 143 maddelerine göre tayin edilen 2 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 9 ay 20 gün olarak verilmesi gereken cezanın hesap hatası sonucu 1 yıl 9 ay 10 olarak verilerek eksik cezaya hükmedilmiş ise de; karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarındaki bazı sözcüklerin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının anılan Kanun maddesinin 1. fıkrasındaki ''hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak'' hükmü gereğince infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.