MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, olay anını gören kimsenin bulunmadığı, olay anını gösterir kamera görüntüsünün bulunmadığı, müştekinin, olay günü gece saat 20.30 sıralarında işyerinin kepenklerini kilitleyerek evine gittiğini, ertesi sabah saat 08.00 sıralarında arkadaşlarının haber vermesi üzerine hırsızlık olayından haberdar olduğunu beyan ettiği, olay yeri tutanaklarına göre suç ihbarının saat 07.10'da yapıldığı, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında 05.47'de doğduğu, TCK'nın 6/1-e maddesine göre saat 04.47'ye kadarki zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan eylemlerine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e maddesinde belirtilen 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 10.04.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan dolayı açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.