MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492 ve 493. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlünün arkadaşları ile birlikte müştekinin işyerine girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; 765 sayılı Yasa'nın 492/1-son, 522, 523, 59. ve 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-b, 143, 168. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasa'nın 116/2-4, 151/1, 168. maddelerinde belirtilen işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, bununla birlikte işyerine birden fazla kişinin girmesi nedeniyle TCK'nın 119/1-c maddesinin de uygulanması gerektiği, (CGK’nun 22.01.2013 tarihli, 2012/6-1142 Esas ve 2013/17 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere TCK'nın 119. maddesinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında şikayete bağlı suçlardan olmadığı gibi CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma mümkün olmadığı) anlaşıldığından cezaların denetime olanak sağlayacak şekilde hesaplanıp, sonuç cezalara göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden denetime olanak vermeyecek şekilde karşılaştırma yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy