MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, müştekiye ait boş alana bırakılmış odunları Hameş'e doldururken olay tanığı ... tarafından görüldüğü ve polise ihbarda bulunulduğu, olay tanığının kolluk kuvvetleri olay yerine gelinceye kadar sanığı kesintisiz takip ettiği, çalmış olduğu eşyalar üzerinde tam olarak zilyetlik tesis edemeden kesintisiz takip sonucunda yakalanması karşısında, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeyle suçun tamamlandığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-İddianamede sanık lehine TCK’nın 145. maddesinin uygulanması istendiği halde uygulanmaması nedeniyle ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy