MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal,
mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
A)Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ...'ın, babası Kasım Yıldırım'ın, sanığın adına temyiz dilekçesi yazıp, dilekçenin sonuna kendi ad ve soyadını yazarak imzaladığı, sanığın babasının sanık adına hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık ...'ın babası Kasım Yıldırım'ın temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi ve 1412 sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ...'nın yokluğunda verilen kararın sorguda bildirdiği adrese tebliğ edilmemesi ve temyiz dilekçesinde de ikametgah adresi olarak sorguda verdiği adresi bildirmesi karşısında, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olduğu ve sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
C)Sanık ... ve ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
./...
1)Sanık ...'in, sanık ...'nın yanında çalıştığı ve sanığın kayını olduğu, sanığın aşamalardaki tüm beyanlarında suçlamayı kabul etmediği, evinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, sadece sanık ...'nın aracında yapılan aramada, ele geçirilen tahsilat makbuzunda alıcının ..., gönderenin sanık ... olduğunun tespit edildiği ve sanık adına yapılan bir havale makbuzunun çıktığı, sanıklar hakkında birden fazla hırsızlık olayına karıştıkları ve suç örgütü kurdukları iddası ile dava açıldığı, sanık hakkında örgüte üye olmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği, araçta bulunan makbuzlara ilişkin paraların dava konusu suça ilişkin malların satışı karşılığı olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı ve sanık ...'ın telefon kayıtlarında sanık ... ile suça ilişkin herhangi bir görüşme kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında; her ürlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delil elde edilemeyen sanığın, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle, beraati yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,
2)Sanık ..., yargılama aşamasındaki tüm savunmalarında ve dosyanın Yargıtay'a gönderilmesinden sonra 4 adet dilekçe yazmak suretiyle, kendisinin suça karışmadığını, sanık ..., ........... ve ...'i sadece köylüsü olması hasabiyle tanıdığını, köyde kendisinden başka 2 tane daha ... isimli şahsın bulunduğunu, kendisinde tavuk karası hastalığı olduğunu, gece hiç göremediğini, köyde bekçilik yapmaktayken, jandarmanın ... kim diye sorduğunu, bunun üzerine jandarmanın kendisini karakola götürerek ifadesini aldıklarını, köyde ....... oğlu ... ve .......... oğlu ... isimli şahısların bulunduğunu ve sabıkalarının olduğunu, kendisinin ise sabıkasının bulunmadığını ve bu suçu işlemediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın tetkikinde, soruşturma evraklarında ve Turhal Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 2007/395 numaralı ve 06/12/2007 tarihli iddianamesinde,...... ve .... oğlu ............... doğumlu ...'ın şüpheli olarak bulunduğu, ....... Asliye Ceza Mahkemesi'nin iddanameyi kabulu ile, dosyaların birleştirilmesine ilişkin 2007/465 Esas, 2008/74 Karar ve 14/02/2008 tarhili kararında ve 14/02/2008 tarihli tensip zaptında sanık olarak Kureyş ve Nuriye oğlu, 14/03/1959 doğumlu HüseyinYıldırım'ın adının yazıldığı ve davetiye tebliğ olunarak sanık sıfatıyla yargılanarak, isnat edilen tüm suçlardan mahkumiyetine karar verildiği, gerçek sanığın ..... ve ........ oğlu ........... doğumlu ... olduğu halde, yargılama aşamasında yapılan hatayla ve sanığın ısrarla asıl sanığın kendisi olmadığı yönündeki iddiaları yeterince araştırılmadan, sanık ... hakkında dava açılmadığı gözetilmeden, beraati yerine, mahkumiyetine kararı verilerek, 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
3)Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken, TCK'nun 119/1-c maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.