MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın dosya arasında yer alan adli sicil kaydı incelendiğinde, daha ağır cezayı gerektiren Sinop Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/54 Esas ve 2013/76 Karar sayılı hükmün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Sinop Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/413 Esas ve 2011/134 Karar sayılı hükmün tekerrüre esas alınması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/03/2016 gün ve 2015/1121–2016/111 sayılı kararı da dikkate alınarak,suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, mühürleme tarihinden önce özelleştirildiği, bu nedenle özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkının bulunmaması nedeniyle, sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargılamaya konu tutanak dışında aynı yerle ilgili olarak 28.06.2013 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tespit düzenlendiğinin, dosya kapsamında anlaşıldığından zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, katılan kurumdan 28.06.2013 tarihli tutanak nedeniyle suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığı sorularak ve söz konusu tutanağa ilişkin açılmış dava bulunulup bulunmadığı, açılmış dava var dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda araştırma yapılmamış olması,
Kabule göre de;
3-05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlarda ise, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu ve dava şartının gerçekleşmemesine rağmen dava açılması halinde 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilerek, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; bilirkişiden vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin ek rapor alındıktan sonra sanığa makul bir süre verilerek '' belirlenen vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeli ödendiği takdirde kamu davasının düşürülmesine '' karar verileceğine dair bildirimde bulunduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasa'nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasa'nın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
5-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnamaye uygun olarak BOZULMASINA, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.