MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'nın Uyaptan temin edilen adli sicil kaydı incelendiğinde önceki suçların içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2011 kesinleşme, 14/03/2016 yerine getirme tarihli 2010/124 Esas ve 2011/30 Karar sayılı kararına konu mühür bozma suçundan hükmedilen 7 ay 15 gün hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı Dikili Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06/06/2011 kesinleşme tarihli, 2009/113 Esas ve 2010/509 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
1-Sanığın savunması, kullanıcı olarak ....'nın gösterildiği 24.04.2012 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tutanağı, soruşturma aşamasında dinlenen tutanak tanıklarının beyanları, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil elde edilmediğinden, sanık ...'in beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması,
Ancak;
2-Kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin ek rapor alındıktan sonra, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, anılan Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca; sanığa makul bir süre verilerek bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair usulüne uygun bildirimde bulunularak sonucuna göre, sanık ... hakkında karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve....'nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.