MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-21.12. 2010 tarihli kaçak su varakasında ''abone olmaksızın şebekeden direk bağlantı yaparak kaçak su kullanıldığı'' belirtilmesi karşısında, sanığın suça konu yerde ne kadar süredir oturduğunun ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne şekilde ve ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, keşif yapılıp normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama su miktarı belirlenerek tutanaklar öncesi tüketimlerle tutanaklar sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı konusunda teknik bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Alınan bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, anılan Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca; bilirkişiden normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra sanık tarafından hükümden sonra ödenen bedel bilirkişi tarafından belirlenen bedelinin altında olduğu takdirde sanığa makul bir süre verilerek zararı tamamen tazmin etmesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy