MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Davanın reddi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/179 Esas ve 2011/447 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 01/04/2008 olduğu, sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve 24/06/2014 tarihinde kesinleştiği, işbu dosyadaki suç tarihinin 06/02/2008, iddianame tarihinin ise 17/02/2011 olduğu anlaşılmakla; İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/179 Esas ve 2011/447 Karar sayılı dosyasının getirtilip incelenerek suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2-Kabule göre de; 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, anılan Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca; katılan kurumun talep ettiği zarar miktarı ile bilirkişinin hesapladığı zarar miktarı farklı olduğundan öncelikle, bilirkişiden normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra sanığa makul bir süre verilerek zararı tamamen tazmin etmesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülümüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.